Yeni sitemi sonunda açtım.Bloğun kısıtlamalarından sıkılmıştım. Yeni adresim :
Yenilendi …
12 11 2009Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : 1, Bilim, felsefe, Kültür Sanat, Siyaset, Tarih
Gustave Courbet Kimdir ?
8 11 2009Gustave Courbet
Elli yaşındayım ve her zaman özgür yaşamak istedim. Hayatımı özgürlük içinde tamamlamama izin verin. Ölürken hakkımda “Hiç bir okula, kiliseye, enstitüye, akademiye ait değildi. Özgürlük rejimi haricinde hiçbir rejime ait olmadı.” denmesine izin verin.
“1819-1877″ arasında yaşamış realizm’in kurucularından fransız ressam.1871 paris komünü sırasında bütün sanat müzelerinin başına getirilirdi ve kentin sanat koleksiyonlarını çetelerden korudu.Bu sanatçı köylü ve işçi sınıfnı çok gerçekçi çalışmıştır.En önemli özelliği ise işçileri eski elbiseleri içinde çizmiştir yorgun bıkkın hallerini ve ifadelerini çok iyi ifade etmiştir.1873′te İsviçre’ye kaçtı ve ölene kadar orada çizmeye devam etti.Sanatçının ünlü eserleri ise şunlardır.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: biyografi, fransa, Gustave Courbet, realizm, ressam, sanat, the artist's studio, The Desperate Man
Kategoriler : Kültür Sanat
Mozart Zekayı geliştiriyor
8 11 2009
Wolfgang Amadeus Mozart
-
- Surf yaparken ilginç bir makaleye rasladım.Mozart’tın müzikleri meğer zekayı geliştiriyormuş.Araştırmada deneklere “Re Majör, K 448 iki Piyanoluk Sonat” ı 10 dakika dinletmişler.I.Q. skorlarının önceki değerlere göre 8 veya 9 puan daha yükselmiş olduğu gözlenmiş.Makalelin tamamını aşağda veriyorum.
14 Ekim 1993 ‘de , A.B.D.’de “USA Today”de çıkan “Mozart ‘ın Müzikleri Zekayı Geliştiriyor” başlıklı haber tüm Dünyada sansasyon yaratmıştır. Bu habere göre, California Üniversitesi’nin Irvine’deki Öğrenme ve Hafıza Nörobiyoloji Merkezi bilim adamlarının yaptıkları bir araştırma, bazı müziklerle IQ arasında bir ilişki olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Bu araştırmada otuzaltı üniversite öğrencisi, önce I.Q. testinin sağ beyin yeteneklerini ölçen sorularıyla test edilmiştir. Testten sonra öğrencilere Mozart’ın “Re Majör, K 448 iki Piyanoluk Sonat”ı 10 dakika boyunca dinlettirilmiştir. Daha sonra öğrenciler hemen tekrar test edildiklerinde, I.Q. skorlarının önceki değerlere göre 8 veya 9 puan daha yükselmiş olduğu gözlenmiştir.
Mozart-Beyin İlişkisi
Fransız Tıp ve Bilim Akademileri üyesi Dr. Alfred Tomatis’e göre beynin elektriksel olarak şarj olmasında kulaklar anahtar bir rol oynamaktadır. Tomatis’e göre, beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmaktadır. Bu durumda beynin de , piller gibi şarj edil- mesi gerekiyor.
Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak, 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfetmiştir. Yıllar süren analizlerden sonra Tomatis, bu frekans aralığındaki seslerin Mozart’ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Tomatis’e göre, kulak salyangozunu dolduran, “corti” hücrelerinin titreşmesi jeneratör vasıtası görerek beynin yeniden şarj edilmesini sağlamaktadır.
Tomatis ayrıca beynin şarj edilmesi için etkili olan diğer bir yakın müzik çeşidi olarak “largo barok (baroque) müzik” parçalarına da dikkat çekmiştir. Iowa Eyalet Üniversitesinde yapılan testler de, öğrenme faaliyeti sırasında barok müziğin kullanılmasının öğrenme ve hafıza gücünü yaklaşık yüzde 24 artırdığını göstermiştir.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: gelişim, I.Q., klasik, müzik, mozart, Re Majör K 448, sanat, zeka
Kategoriler : Kültür Sanat
Bir Toplumun Evrimi 1923/2009 …
3 11 2009
Bir Toplumun Evrimi
Bu video toplumsal dönüşüm hareketi tarafından hazırlanmıştır. 11 kasım 2007 de Ankara İMO konferans salonunda yapılmış olan toplantıda sinevizyon olarak sunulmuştur.
- İzleyin nereden nereye geldiğimizi Türkiye’nin gerçeklerini görün.Çağdaş bir toplum olmaktan nasıl uzaklaştığımızı görün.Atatürk bize bu vatanı böyle emanet etmedi.Emperyalist ülkelerin oyunlarına gelmeyin. Çağdışı kalmış 3.dünya ülkesi kalıp emperyalist devletlerin kuklası olmaya bizleri sömürmesine izin vermeyin.Malesef vatanımız bu oyunların parçası olmaya devam etmektedir.Birgün gelicek herkez uyanıcak bu oyun elbet bir yerde son bulucaktır.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: Atatürk, çağdaş, dönüşüm, değişim, emperyalist, evrim, Türkiye, toplum, Vatan, İMO
Kategoriler : Siyaset
Douglas Mc Gregor Yönetim Teorisi
26 10 2009Douglas Mc Gregor
X ve Y teorisini ortaya koymuştur. X ve Y teorilerini karşılaştırıldığında bu iki teorinin insana bakış açısının çok farklı olduğunu görebiliriz. X kuramından çıkarılan temel örgüt ilkesi yetki kullanma yoluyla yönetme ve denetlemedir. Y kuramından çıkarılan temel ilke örgütle kaynaşmadır.
X Teorisine göre davranan yöneticiler:
• Ortalama insanların tembel olduklarını ve işi sevmediklerini varsayarlar.
• İş yerindeki çalışanların kontrol edilmesi, yönlendirilmesi, ve hatta işletmenin hedeflerine ulaşabilmesi için tehdit edilmesi gerektiğini düşünürler.
• Ortalama insanların sorumluluktan kaçtığına, yönetilmesi gerektiğine, ve güvende olmayı herşeyin üstünde tuttuğuna inanırlar.
Burada ana prensip “organizasyon ve kontrol” dür. McGregor bu yönetim stilinin modern organizasyonlar için artık uygun olmadığını dile getirmiştir.
Y Teorisine göre davranan yöneticiler:
• İşin, insanlar için, dinlenme ve eğlenme gibi doğal bir süreç olduğuna,
• İnsanların kendilerini adamış oldukları hedeflere ulaşmak için kendi kendilerini yönetip kontrol edebileceklerine,
• Ortalama düzeydeki insanların bile, kendilerine doğru koşullar sağlandığında, sorumluluk almak isteyeceğine ve sorumluluğu kabul edeceğine,
• İş tatmin edici olduğu sürece, kuruma bağlılığın kendiliğinden oluşacağına inanırlar.
McGregor, ortaya koyduğu teorilerin bir kısmının uygulumaya geçirilemeyeceğinin bilincindeydi ancak yöneticilerden en azından şu ana prensibi uygulamaya koymalarını istemişti:
Yazının devamını oku »
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: Douglas Mc Gregor, kuram, teori, x ve y, yönetim
Kategoriler : Bilim
Analık Zanaatı
11 10 2009
Zordur bizde analık zanaatı.
Başka ülkelerde analar
Çiçek sevgisini öğretirler çocuklarına.
Bizde, bombalardan korunmasını da öğretmeleri gerekir.
Başka ülkelerde analar
Ezgiler öğretir, kuş seslerinin güzelliğini
Çocuklarına,
Bizde çocuklarına
B-52′yle F-105′in sesini
Öğretirler ayırt etmesini.
Ey kutsal Meryem Ana,
Bin dokuz yüz altmış dokuz yıldır
Tutuyorsun çocuğunu kollarının arasında,
Biliyormusun Vietnamlı analar
Aylardır oğullarından uzak uyuyor?
Anaların çocuklarına
İnsan olma zanaatını öğretme zamanıdır.
zamanıdır bundan daha fazlasını yapmanın
Onlar yiğit olmayı öğretmenin de zamanıdır.
Şe Lan Vien
(Çev. Eray Canberk)

Vietnam’daki o acı günleri bu şiir net bir şekilde açıklamaktadır.Vietnamlılar, bağımsızlık ve özgürlükleri için, emperyalizme karşı 26 yıl savaşmışlardır.Bunun 8 yılı Fransa,18 yılı da Amerika iledir.Emperyalizme karşı ulusal kurtuluş mücadeleleriyle dolu çağımızda, bu mücadelelerin en görkemli ve en destanlı olanını kahraman Vietnam halkı vermiştir.
20.yüzyılın en büyük gerçeklerinden biridir bu.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: analık zanaatı, özgürlük, edebiyat, emperyalizm, eray canberk, sanat, vietnam, şe lan vien, şiir
Kategoriler : Kültür Sanat
Vladimir İlyiç Lenin “Kısa Not”
5 10 2009
Vladimir İlyiç Ulyanov “22 Nisan 1870, Simbirsk – ö. 21 Ocak 1924″, Moskova, Rus sosyalist politikacı, Ekim Devrimi’nin lideri ve Sovyetler Birliği Komünist Partisinin ilk başkanıdır O Sovyetler Birliğinin yaratıcısı , o sınıf ayrımını ortadan kaldıran kişi , o Marks’ın düşüncelerini somut hala getiren sosyalizmin babasıdır. 1917 Sovyetler devrimi basit bir devrim değildir.O daha ” köklü ” bir dönüşümü hedef almıştır.Rusya’da iktisadi ve sosyal temelleri de değiştirmiştir.BU niteliği ile yeni bir uygarlık yaratmıştır.Rus halkı onun sayesinde özgürlüklerine kavuştu. Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm’inde kurucusudur. Leninizm , Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: 1917, açıklama, karl marks, Komünizm, lenin, Leninizm, rusya, sosyalizm, sovyet, Vladimir İlyiç
Kategoriler : felsefe, Siyaset
Watchmen [2009] Kahramanların işi zor !
27 09 2009
Dün canım sıkıldı ne yapsam diye bir düşündüm imdb’de biraz film araştırması yaptım 6.0′dan aşağı not alanları pek tavsiye etmiyorum genelde kötü çıkıyor.Dolaşırken gözüme watchmen takıldı.Tam 103,361 kişi puan vermiş ortalaması 7.8′idi.Merak ettim filmi ve hemen izledim.Öncelikle film 2:30 saat sürmekte ve ilk başları biraz sıkıcı gelebilir.
Filmin konusu klasik Amerikan çizgi romanın kahramanlarını ele almaktadır.Normalde pek sevmiyorumdum bu karakterleri ama bu film gerçekten Amerikan çizgi roman dünyasını derinden etkileyen bir film olmaktadır.Film sadece kahramanları anlatmaktadır.80′lerin nükleer savaş dönemininde geçiyor yani 2 süper güç Abd ve Sovyetler birliğinin aralarındaki çatışmayı anlatıyor.Filmi izlerken ilk dikkatimi çeken kahramanlarında siyasi bir görüşü olduğunu gördüm.
Mesela filmde “Komedyen” rolünü oynayan kahraman Kominist duygular beslemekte yine diğer kahramanların çoğunluğuda sosyalist yanlısı olmaktadır.Amerikan liberalizmini eleştirmektedir.Mesela bir sahnede niçin bedava enerji olmasın ! sorusu sorulmakta ve karşısındaki iş adamları soruyu komik bulur para kazanmak varken bedava enerji niye kullanılsın gibi bir cevap verir ! İnsanların bu para kazanma ve savaşma hırsı yüzünden hâlbuki dünya kötü bir yola gitmekte.Bir diğer kahramanımız Tanrı’nın kabul edilemez olduğu vurgulamıştır.Yine bir sahnede çok hoşuma giden bir söz geçti hatta filmi tamamen anlatan çok anlamlı bir söz “Bir adam doktora gider.Doktora depresif olduğunu söyler.Hayatın çok sert ve zalim göründüğünü kendini çok yanlız ne olduğu belirsiz bir tehdittin içinde yalan bir dünyada kendini hissetiğini anlatır.Doktor tedavinin basit olduğunu söyledi.Şehrimize büyük bir palyanço gelicek gidip onu görmelisin o seni rahatlatıcak.”Adam gözyaşları içinde “fakat doktor ben o büyük palyonço !
Her filmin sonu iyi biticek diye bir kural yok bu filmin sonu belirsizlikle bitiyor benim düşüncemle yani aynı seneryolar yine tekrarlanabilir ta ki insanlar bazı gerçekleri anlıyana kadar.
Para , savaş bunları biz icad ettik paranın bizi yönetmesine izin vermeyin ! Koskoca evrende nokta gibi görünen dünyada birbirimizi yiyip bitiriyoruz.Bir kaç tekelcinin oyunlarına kukla oluyuruz.
İlk izlenimde aldığım notlar bunlar kaldı ki daha çok fazla ders alabiliceğimiz konular işlenmektedir. Şimdiden iyi seyirler.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: 2009, açıklama, ABD, eleştiri, film, kahraman, liberalizm, Siyaset, Sovyet Rusya
Kategoriler : Kültür Sanat
Halkın Ekmeği “Bertolt Brecht”
24 09 2009
Bilin: Halkın ekmeğidir adalet,
Bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat,
Azaldımı ekmek,başlar açlık,
bozuldumu tadı, başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.
Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerde yoğrulan, iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız, kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bolsa insanın önünde ekmek, lezzetliyse,
gözler öbür yiyeceklere yumulsa da olur.
Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire.
Bilirsiniz, nasıl bolluk doğurur ekmek:
Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.
Sabahtan akşama dek, iş yerinde, eğlencede,
hele çalışırken canla başla,
kederliyken, sevinçliyken,
halkın ihtiyacı var pişkin,bol ekmeğe,
günlük, has ekmeğine adaletin.
Madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?
Öteki ekmeği kim pişiren?
Adaletin ekmeğini de
kendisi pişirmeli halkın,
gündelik ekmek gibi,
Bol, pişkin, verimli.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: adalet, alman, Bertolt Brecht, Halkın Ekmeği, Komünist, şiir
Kategoriler : Kültür Sanat
Romantizm Nedir ? Kısa Notlar
24 09 2009
Romantizim hakkında kısa bir açıklama yapacağım , nasıl nerden doğduğunu ne ifade ettiğini ufak notlarımla sizlere açıklayacağım.
Romantizm ilk olarak 18 .yüz yılda görülmeye başlamıştır.Ernst Fisher romantizmi “kapitalist-burjuva düzenine”,”yitrilmiş düşler”düzenine ,iş hayatı v e kazancın bayalığına karşı bir ayaklanma ,tutkulu çelişmeli bir ayaklanma olarak tanımlıyor. Klasizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akılcılık ve idealleştirme gibi özelliklerine bir başkaldırı niteliğindedir.İlk akımlar Almanya ‘da “Sturn und Drang” (fırtına ve atılış) adlı tiyatro eseriyle ortaya çıkmıştır.Romantizmin ilk örnekleri Almanya’da gelmekle birlikte ,bu oyunda en büyük esin kaynağı Shakespeare”den başkası değildir.
Romantizim,düşünce ve duyguyu dizginleyen kurallara karşı bir devrimci niteliği çağdıştırır.Fakat Romantizmi temsil edenleri ayrı ayrı ele alındığında bu yazarların ortak yanının devrimci yada devrime karşı ,ilerici ya da tepkici bir siyasal görüşü benimsemeleri değil ,bu görüşe akıl ve diyalektik dışı ,hayalci bir yoldan varmakta olduğunu görürüz…
Kısacası romantizm, doğduğu çağın akılcılığı ve maddeciliğine tepki olarak bireye, öznelliğe, akıl dışılığa, düş gücüne, kişiselliğe ve aşkınlığa, yani sınırları zorlayıp geçmeye önem verir.
Romantizm, Türk edebiyatı üzerinde de etkili olmuş, özellikle Tanzimat dönemini yazarları bu akımı çağrıştıran eserler vermiştir. Namık Kemal ve arkadaşlarının Victor Hugo’dan etkilendiği bilinmektedir.
Yorumlar : » yorum bırak;
Etiketler: almanya, burjuva, devrim, Ernst Fisher, klasizm, neo, romantizm, Shakespeare
Kategoriler : Kültür Sanat


